Mesleki Eğitimde Tamamlayıcı Eğitim Nedir Kimleri Kapsar?
- Mesleki Eğitimde Tamamlayıcı Eğitim Nedir Kimleri Kapsar?
- Tamamlayıcı Eğitim: Eksik Kalanları Tamamlama Fırsatı
- Tamamlayıcı Eğitimin Tanımı
- Hangi Öğrenci Gruplarını Kapsar?
- Eğitimin Yapısı ve İşleyişi
Mesleki eğitimde tamamlayıcı eğitim hem bireysel kayıpları önleyen hem de ülkenin nitelikli işgücü potansiyelini artıran, oldukça insani ve pragmatik bir düzenleme olarak öne çıkar.
Tamamlayıcı Eğitim: Eksik Kalanları Tamamlama Fırsatı
Mesleki Eğitim Kanunu, örgün eğitimini çeşitli nedenlerle tamamlayamamış veya denklik sorunu yaşayan bireyler için ikinci bir şans niteliğinde olan “tamamlayıcı eğitim” kavramını getirmiştir. Bu düzenleme, mesleki eğitimde esneklik sağlayarak bireylerin nitelik kazanmasının önündeki engelleri kaldırmayı hedefler.
Tamamlayıcı Eğitimin Tanımı
Kanunun 3. maddesinde yer alan tanıma göre tamamlayıcı eğitim, açık öğretim yoluyla eğitimi yapılamayan alan veya dallarda, mesleki ve teknik orta öğretim programlarını tamamlayamadan okuldan ayrılanlar ile yurtdışında öğrenim görenlerin denklik işlemleri sonucunda tespit edilen eksik meslek alan veya dal derslerini, işletmelerde mesleki eğitim esaslarına göre tamamlamalarına imkân sağlayan eğitimdir. Kısacası, yarım kalmış bir mesleki eğitimi, pratik ağırlıklı bir şekilde tamamlama yoludur.
Hangi Öğrenci Gruplarını Kapsar?
Bu eğitim modelinden üç temel grup yararlanabilir. İlk grup, herhangi bir nedenle okuldan ayrılmak zorunda kalan öğrencilerdir. Örneğin, bir Anadolu Meslek Lisesinin Mobilya ve İç Mekan Tasarımı bölümünün 11. sınıfında okulu bırakmak zorunda kalan bir öğrenci, eksik kalan dal derslerini bir mobilya atölyesinde çalışıp tamamlayıcı eğitim alarak diplomasını tamamlayabilir. Bu, öğrencinin yıllarını boşa harcamış hissetmemesi ve kaldığı yerden devam edebilmesi için kritik bir fırsattır.
İkinci grup ise yurtdışında eğitim görmüş ve Türkiye’de denklik başvurusu yapmış kişilerdir. Denklik işlemi sırasında, Türk mesleki eğitim müfredatına göre eksik olduğu tespit edilen dersler varsa, bu kişiler de tamamlayıcı eğitime tabi tutulur. Örneğin, Almanya’da otomotiv alanında eğitim almış bir genç, Türkiye’deki müfredatta bulunan ve kendi almadığı bir ders olduğu tespit edilirse, bu eksiğini bir otomotiv tamirhanesinde çalışarak ve eğitim alarak giderebilir.
Üçüncü ve son grup ise açık öğretimle eğitimi mümkün olmayan meslek dallarıdır. Bazı meslekler, özellikle el becerisi ve uygulama gerektirenler, tamamen pratik eğitimle öğrenilir. Bu tür mesleklerde tamamlayıcı eğitim, örgün eğitimin yerini alan bir tamamlama mekanizması olarak işlev görür.
Eğitimin Yapısı ve İşleyişi
Tamamlayıcı eğitimin en belirgin özelliği, teorik eğitimden ziyade işletmelerde pratik eğitim esasına dayanmasıdır. Öğrenci, eksik olduğu derslerin içeriğine uygun olarak bir işletmeye yerleştirilir ve orada bir usta öğreticinin gözetiminde çalışarak gerekli becerileri kazanır. Bu süreç, normal çıraklık veya staj eğitimine benzer bir işleyişe sahiptir. Eğitimi başarıyla tamamlayan öğrenci, artık mesleki yeterliliğe sahip olduğu kabul edilerek diplomasını veya belgesini almaya hak kazanır.






